Amatör Astronot Olmak

Amatör kelimesinin sözlük karşılığı "sevgiyle motive olan", yani daha basit bir tasvir ile "bir işi para için değil sevdiği için yapan kişi" - motivated by love. Eğer ki bir üniversitenin matematik bölümünü bitirir, sonra da o diplomanızla matematik alanında maaşlı bir iş bulursanız bu sizi profesyonel matematikçi yapar. Eğer ki para almıyorsanız günde 18 saat matematikle uğraşsanız da siz bir amatörsünüzdür.

Profesyonel ve amatör kelimelerinin ve ifade ettiklerinin arkasında aslında açıktır ki herhangi bir başarı ya da üstünlük kıyas kriteri yoktur. Bir profesyonel, bir amatörden doğal olarak daha iyi, daha başarılı, daha yetenekli ya da daha üstün değildir. Aralarındaki ölçülebilir tek önemli fark motivasyonlarının kaynağıdır. Türkçe düşününce ise biraz düşük bir terimmiş gibi geliyor kulağa amatör olmak, hatta bizim dilimizde bu tarz bir anlamı da gerçekten var. TDK'dan bakarsak ana anlamı yanında acemi, beceriksiz gibi anlamlara da geliyor. Ancak bu ikincil anlamlar, açıkçası kelimenin günlük dildeki kanıksanmış ve kabul görmüş yanlış kullanımından ötede bir şey ifade etmiyor. 'Resim çekmek' ifadesi nasıl ki dilimize 'fotoğraf çekmek' ile eş anlamlı geçmiş bir söz öbeği ise ve herkes ondan aynı şeyi anlıyorsa, amatör kelimesinin acemi ve beceriksiz gibi anlamları da aynen o şekilde dil içerisinde hatalı kullanımdan ötede bir şey değildir.

Amatör
TDK Sözlük'te Amatör Tanımı

Amatör ve profesyonel matematikçi arasındaki farka geri dönelim. Aslında çok büyük bir ihtimalle ciddi bir amatör matematikçi (ciddi amatör), profesyonel olandan daha çok kendini bu bilime ya da 'işe' adamış olabilir. Asıl işi o olmadığı halde, içinden gelen bir sevgi hissiyle kendini matematiğe vermiş olabilir. Profesyonel olan ise belki mesaisi bittikten veya günlük işlerin koşturmasından sonra matematik namına çok da bir şeyle ilgilenmiyor olabilir. Ve hatta genelde görünen odur ki günlük işlerin koşturması, fatura ödemek, yemek yapmak ve temizlik gibi işler ciddi amatörler için hep ikinci plandadır. Öyle ki onların bazıları duş almayı unutup kokarlar, faturalarını yatırmayı unutur ve karanlıkta kalırlar. Çünkü 'takmışlardır' ya da 'takılmışlardır' ve belki de 'takıklardır'. İçten gelen tutku  bencildir ve gerçek anlamda motive eder çünkü. Heyecan sağlar. Diğer her şeyi, odak dışına yani arka plana atar ki insan tüm yaşam enerjisini onu gerçekten motive eden bu 'şeye' adasın. Amatör ya da profesyonel olmalarından bağımısız olarak, onları motive eden bu gerçek tutkunun etkisini Newton'un çalışırken yeme-içmeyi unutmasından veya Tesla'nın günde iki saatten fazla uyumamasından anlayabiliriz.

Gerçekten bir işte başarılı olan ve yer edinen insanların iki şeye sahip olduklarını gözlemledim: ciddi amatörün tutkusu ve erdemli profesyonelin disiplini. Bunların ikisi de herhangi bir işte başarılı olmak için sağlanması gereken önemli kıstaslardır. Amatörün tutkusu, içinden gelen şevk ve onu yaptığı işle bıkmadan usanmadan ilgilendiren, heyecanını her daim canlı tutan alevdir. Arnold Schawarzeneger, kendi iş alanı her ne olursa olsun, orada en tepeye ulaşmış ve unutulmaz olmuş herhangi biri kadar efsane ve unutulmaz bir vücut geliştiricisi olarak benzer bir şeyi şöyle ifade etmiştir: "bir spor salonunda elde edebileceğin en tatminkar his şişme (the pump) hissidir" bu hissi şöyle anlatır: "Diyelim ki biceps çalışıyorsun. Kan, damarlarından pazılarına akın eder, kasların gerçekten sıkı bir dokuya bürünür, derin her an patlayacak gibi hissedersin, sanki birisi kaslarının içerisine hava üflüyor gibidir, bu değişik ve harika hissettirir. Bu his benim için bir kadınla seks yapıp boşalmak gibidir. Benim nasıl bir cennette olduğuma anlayabiliyor musun? Ben her daim salonda çalışıp ağırlık kaldırıp indirirken seks yapıyor ve boşalıyor gibi hissediyorum, cennetteyim ... ". İşte Arnold'u her daim salona götürüp çalıştıran bu his ciddi amatörün tutkusudur, hiç bir antrenmanı kaçırmayarak sergilediği müthiş iş ahlakı ise erdemli profesyonelin disiplinidir. Daha yakından incelersek, bu faktörlerden birinin (disiplin) diğerinin (tutku) nedeni olduğunu (en azından kısmen) bile ileri sürebiliriz.

Arnold pump'ı hissederken

Peki hangi işler amatör olarak icra edilebilir? Hemen hepsi. Belki de bu işlerden en meşhur olanı amatör astronomi ile uğraşmaktır. Örneğin birçok kitap yazan, güneş sistemine dair bilinecek neredeyse her şeyi bilen ve daha önemlisi bunu kitlelere anlaşılır dilde anlatabilen, sir ünvanına sahip, herkesin saygı duyduğu Patrick Moore bir amatördür ve muhtemelen astronomi bilimine birçok profesyonelden daha çok faydası dokunmuştur. Sadece astronomiyi insanlar arasında popüler kılmadaki başarısı bile bir çok profesyonelin yetişmesindeki itici güçtür.

Amatör-profesyonel arasındaki çizgiden bahseden D. Grinspoon'un Sky & Telescope Temmuz 2009 sayısındaki My God, It's Full of Moonlets! yazısında gökyüzünde profesyonellerin gözden kaçırdığı bir olayı amatörlerin fark etmesi anlatılıyordu. Gerek arka bahçelerinde kurdukları teleskoplarla yaptıkları gözlemlerle (şans faktörü her zaman var), gerekse uzay ajanslarından paylaşılan fotoğrafların incelenmesiyle (tabi ileri sürülebilir ki bu fotoğraflar en başta NASA, ESA vs. tarafından internete veriliyor ve bu fotoğrafları çeken uydular, makineler amatörler tarafından yapılmıyor) veya evindeki kişisel bilgisayarının işleme gücünü daha büyük bir analiz için (dünya çapında bir süper bilgisayar konseptine) ödünç vererek amatörler her daim astronomi çalışmalarının içinde oldular ve olacaklar.  Bu işin doğası gereği böyle, çünkü gökyüzü ve veriler devasa ve insan ve teknoloji gücü sınırlı (en azından şu an). Geçmiş bir örneğine bakacak olursak, 1800'lerde meşhur ve gururlu Fransız astronom LeVerrier, varlığını tahmin ettiği ve Merkür-Güneş arasındaki rotasını dahi hesapladığı Vulcan isimli 'hayali gezegeni' bir türlü gözlemleyemezken, bir amatörün 'şanslı' gözlem kayıtlarına inanmak ya da kendini inandırmak durumunda bulacaktı-tabi bu onun için pek de hayırlı olmayacaktı.

Uzun lafın kısası, diyeceğim şu ki amatör astronom (gök bilimci) olmak güzel bir şeydir, mümkün ve gereklidir, ama amatör astronot (uzay adamı) olmak biraz sıkar (Cem Yılmaz'ın dediği gibi ' şimdiden zıplamaya başla, ancak aya gidersin'). Eğer ki garajında kendini uzaya yollayacak bir uzay gemisi icat etmekle uğraşan birisi var ise**, kendisini tebrik etmekle birlikte, şu dünyanın gördüğü tek amatör astronotun para karşılığı uzaya giden bir kaç uzay turisti olduğunu belirterek size alttaki bilim-kurgu kıvamında güzel haberle veda ediyorum.


Fotoğraf Bilgisi: 22 Temmuz 2009 Hürriyet,


**Bu yazıyı 2009'da yazmıştım ve o zaman bir arama yaptım mı hatırlamıyorum, ancak amatör astronotluğun o zaman pek de gündemde olduğunu zannetmiyorum. Şimdi basit bir arama yaptığımda garajında uzay mekiği yapmaya çalışan ve hatta denemeler yapan bir kaç amatör astronot haberi mevcut:

Örneğin:


Ne kadar kıyıda köşede ya da nadir de olsa böyle tutkularına gönül vermiş birilerinin bir yerlerde bulunuyor olması sevindirici ve heyecan verici gerçekten...

Yorumlar